Kur'ân Harfleri - قرآن حرفلرى

Click on the slide!

Osmanlıca hakkında kim ne dedi?

Osmanlıca >> Osmanlı Türkçesi

Her dil imparatorluk dili olamaz. Çünkü her millet imparatorluk kuramaz.

Devamı...
Click on the slide!

Hz.Ali (r.a.) ve Latin Harfleri

Yazılar >> Risale-i Nur

Hz. Ali (r.a.) huruf-u ecnebiyi (latin harfleri) İslâmlar içinde cebren (zorla) kabul ettirmek hadisesi ile ulemaü's-su'un

Devamı...
Click on the slide!

Osmanlıca Dersleri 4.bölüm

Daha önceden ilk 3 bölümü hazır olan Osmanlıca Dersleri'nin 4.bölümü hazır ve yayında.

Devamı...
Click on the slide!

Kur’ân’da tesâdüf değil, Tevâfuk vardır

Yazılar >> Makaleler

Sual: En mühim hakaik-i Kur’âniye ve îmaniye ile meşgul olduğun halde neden onu muvakkaten bırakıp

Devamı...
Frontpage Slideshow (version 2.0.0) - Copyright © 2006-2008 by JoomlaWorks
 

Abdüssamed'den Kıraat Numuneleri

e-Posta Yazdır PDF

Dünyaca ünlü hafızlardan Abdüssamed'in değişik yerlerde okuduğu Kur'an-ı Kerim kıraatlerinden numuneler. Fakat bu numunelerin bir farkı tek nefeste okunması. Her kişiye böyle okumak nasip olmaz elbet. Numunesi de pek azdır.

Rahman Suresi'nden bir bölümü okuduğu ses dosyasını indirmek için tıklayın.

Nebe Suresi'nden bir bölümü okuduğu ses dosyasını indirmek için tıklayın.

08.01.2010 tarihinde eklenen dosyalar:

Meryem Suresi'nden bir bölümü okuduğu ses dosyasını indirmek için tıklayın.

Kıyame Suresi'nden bir bölümü okuduğu ses dosyasını indirmek için tıklayın.

Necm Suresi'nden bir bölümü okuduğu ses dosyasını indirmek için tıklayın.

Tevbe Suresi'nden bir bölümü okuduğu ses dosyasını indirmek için tıklayın.

 

Haydi Kurtuluşa!

e-Posta Yazdır PDF

Cabir b. Abdullah (r.a.)’dan demiştir ki: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Müezzini işittiği vakit onun dediğini sizde söyleyin. Sonra bana salavat getirin. Çünkü kim bana bir defa salavat getirirse Allah da ona salavat sebebiyle on sevab verir.

 

Bediüzzaman ve Yeni Harfler

e-Posta Yazdır PDF

Soru: Üstad Bediüzzaman'ın yeni harflere bakışı nasıldır? Risalelerin yeni harflerle basılmasına ne zaman izin vermiştir?

Cevap: Bediüzzaman Hazretleri, risalelerin Latince olarak basılmasına 1956 yılında izin vermiş ve o tarihten itibaren, başta Ankara, İstanbul olmak üzere beş vilayette basılmaya başlanmıştır.

Bununla birlikte Üstad Bediüzzaman’ın Risale-i Nur’daki beyanlarına baktığımızda, bu müsaadesinin Nur Talebeleri için değil risaleleri bilmeyen diğer ehl-i imanın istifadesi için olduğu anlaşılmaktadır. Yani, Üstad’ın Latin harflerine müsaadesi, cemaatin artık hatt-ı Kur’an’ı bırakarak yeni harflere geçmesi için değil, dışarıdaki ehl-i imanın istifadesi içindi.

Emirdağ’da iken, risaleleri Osmanlıca olarak tamamını matbaada basma teşebbüsü üzerine yazdığı aşağıdaki mektubda, ‘talebelerin latin harflerini tercih etmesi’ ihtimaline binaen inayet-i ilahiyenin eski harflerle dahi matbaa kapısını açmadığının kalbine ihtar edildiğini şöyle beyan ediyordu:

 

Osmanlıca öğrenme kampanyası

e-Posta Yazdır PDF

Divan Araştırma ve Eğitim Derneği (www.divander.org) bir süredir İstanbul’da önemli ve büyük bir proje üzerinde çalışıyor. “2010 Kültür Başkenti İstanbul’da Tarih ve Kültür Mirasımızla Buluşmak” başlıklı proje kapsamında Osmanlıca kursları dil ve yazı ile ilgili bir dizi etkinlik gerçekleştiriliyor. Her geçen gün ilginin arttığı kurslara bugüne kadar binin üzerinde kayıt yapılmış.

Divan Derneği sitesinde projeyi şöyle tanımlıyor: “Uzman Öğreticiler tarafından her seviyede Osmanlı Türkçesi okuma ve yazma dersleri verilerek kültürel mirasımızla doğrudan iletişim kurmak isteyen bireylere katkıda bulunmak. Hem Osmanlı Türkçesi ile basılmış eserleri hem de İstanbul başta olmak üzere tarihi eserlerimiz üzerindeki Osmanlı Türkçesi yazı ve kitâbeleri okuyabilme kabiliyetini artırıcı eğitim faaliyetlerinde bulunmak, kültürel geziler, konferanslar, paneller ve atölye çalışmaları tertip etmek. Bu sayede tarihi ve kültürel mirasımızla barışık bireylerin sayısını artırmak.”

 

Reklam

E-Posta Aboneliği

Osmanlıca Dersleri

Anketler

Kur'ân okumayı öğreniyor veya öğretiyor musunuz?
 

Bir Yazı

Yeni harf ile teksir edilebilen Asâ-yı Musa eserini okuyan gençler, Kur'an harfleri ile yazılmış mütebâki eserleri de okuyabilmek için kısa bir zamanda o yazıyı da öğreniyorlar. Bu şekilde birçok ilimlerin öğrenilmesine engel olan ve dinden imandan çıkarmak için te'lif edilen eserleri okumağa mecbur eden Kur'an hattını bilmemek gibi büyük bir seddi de yıkmış oluyorlar. Bir milletin gençliği ne zaman Kur'an ve ondan lemaan eden ilimlerle techiz ve tahkim edilmiş ise, o vakit o millet terakki ve teâli etmeğe başlamıştır.

Devamını oku...