Hz.Peygamber'in (s.a.v.) öğretimde kullandığı metodlardan birisi yazıyla öğretmektir. Onbeşten fazla vahiy katibi vardı. Bunlar O’ndan Kur’an’ı dinleyip yazarlardı. Bunların dışında başka bölgelere ve meliklere İslamı tebliğ edip davet etmek için yazdıracağı mektuplar için istihdam ettiği özel katipleri vardı.
Rasûlüllah'ın (s.a.v.) huzurlarında kendisinden Kur’ân’ı yazanlardan bir kısmı şunlardır: Ebûbekr(ra), Ömer(ra), Osman(ra), Ali(ra), Zeyd bin Sâbit(ra), Ubey b.Ka’b(ra), Zubeyr bin Avvâm(ra), Hâlid b.Saîd(ra), Ebân b.Saîd b.el-Âs(ra), Hanzala b.er-Rebî’(ra), Muâviye b.Ebî Sufyân(ra). Hz.Peygamber(s.a.v.), kendilerine Kur’ân nâzil olduğunda bunları çağırırdı. Bu sahabiler bizzat Râsulun ağzından işitmek suretiyle ayetleri yazarlardı.
Hz.Peygamber'in (s.a.v.) bazı sahabelerine hadisleri yazmaları için verdiği, bazılarına da bunu emrettiği sahih rivayetlerde yer almaktadır:
1) Abdullah b.Amr b.el-Âs radıyallahu anhuma anlatıyor:
“Rasulullah salllalahu aleyhi ve sellemden duyduğum her şeyi ezberlemek için yazıyordum.Kureyş beni bundan men etti ve “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem kızgınlık ve sükûnet hallerinde konuşan birisi iken sen O’ndan işittiğin her şeyi yazıyor musun?”dediler.Bunun üzerine yazmayı bıraktım.
Bilahere durumu Rasulullah salllalahu aleyhi ve selleme arz ettiğimde ,eliyle ağzını işaret ederek şöyle buyurdular:”Yaz,nefsim kudretinde olan Allah’a and olsun ki,buradan Hak’tan başka bir şey çıkmaz.”(Ebû Dâvûd,III/434,Kitâbu’l-İlm,bâbun fî kitâbi’l-ilm)
2)Ebû Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:
“Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’yi fethedince insanların içinde ayağa kalktı.Allah Teâlâ’ya hamd-u senâda bulunduktan sonra şöyle buyurdu:”Şüphesiz Allah,Fil ordusunu Mekke’ye girmekten alıkoymuş ancak Rasulunu ve müminleri buna muzaffer kılmıştır.Mekke benden sonra hiç kimseye helal değildir.Mekke’nin avı ürkütülmez,dikeni kesilmez,bulan kimsenin sahibini aramak için alması hariç kaybolan eşyası helal olmaz.Bir kimsenin yakını öldürülürse iki şeyden hangisi hayırlıysa onu isteyebilir:Ya diyet ister ya da kısas uygulanmasını talep eder.”
Bunun üzerine Abbas:”İzhir(otunun koparılması)müstesna olsun.Çünkü kabirlerimiz ve evlerimizde onu kullanıyoruz.”dedi. Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de “izhir müstesna” buyurdu.Ardından Yemenli biri Ebû Şâh ayağa kalktı ve “bunu bana yazın yâ Rasulullah” dedi. Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de “Ebû Şâh’a yazın.”buyurdu.
Hadisin ravisi Velîd diyor ki:el-Evzâî’ye “bunu bana yazın ya Rasulullah”sözünün anlamı nedir diye sormuştum.Şu cevabu verdi:”Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemden dinlediği bu hutbenin kendisine yazılmasını istemiştir.(el Bûharî)
Hz.Peygamber (s.a.v.) kendi adına başka bölgelere ve meliklere mektuplar göndermiştir.Bunların bir kısmı İslama ve Allah’a iman etmeye davet etmekte bir kısmı da İslama girenlere dinin hüküm ve şartlarını açıklamaktaydı.Siyer,hadir ve tarih kitapları Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin bu mektuplarının metinlerini kaydetmişlerdir.
Kaynak:Abdulfettah Ebû Gudde
Bir Eğitimci Olarak Hz.Muhammed(sav) ve Öğretim Metodu(Yasin Yayınevi 2006)











Yorumlar
maşaallah… Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.